Deprecated: Assigning the return value of new by reference is deprecated in /home/www/web56/html/wp-settings.php on line 267

Deprecated: Assigning the return value of new by reference is deprecated in /home/www/web56/html/wp-settings.php on line 269

Deprecated: Assigning the return value of new by reference is deprecated in /home/www/web56/html/wp-settings.php on line 270

Deprecated: Assigning the return value of new by reference is deprecated in /home/www/web56/html/wp-settings.php on line 287

Deprecated: Assigning the return value of new by reference is deprecated in /home/www/web56/html/wp-includes/cache.php on line 36

Deprecated: Assigning the return value of new by reference is deprecated in /home/www/web56/html/wp-includes/query.php on line 21

Deprecated: Assigning the return value of new by reference is deprecated in /home/www/web56/html/wp-includes/theme.php on line 540
Taşkınlık Parkı » Californication (Sezon 1)

Californication (Sezon 1)

December 22nd, 2008

You Can’t Always Get What You Want

Bizde pembe dizi denilen soap opera, normal şartlar altında ev kadınlarına hitap eden bir format. İnsan ilişkilerinin sorunlu yanları bol karakterli bir ortamda doğal olarak çok daha uzun soluklu sonuçlara yol açıyor. Ne kadar insan, o kadar sorun o kadar drama. Tom Kapinos (Dawson’s Creek) pembe dizilerin sadece kadınlara özgü olmadığını daha önce kanıtlamış ve gençler için soap opera kavramının öncüsü olmuştu. Şimdi erkekler için pembe dizi yaparak çok daha zor bir yola girdiği muhakkak.

Hank Moody, otuzlarının ortasında başarılı bir yazardır. Ancak ünlü kitabı “God Hates Us All” ile meşhur olduktan sonra  herşey yokuş aşağı gitmeye başlamıştır. Sevgilisinden ayrılır, çocuğundan uzaklaşır ve kendisini California’da içki ve seks ile örülmüş bir hayatta bulur. Bir gün beraber olduğu kızın 16 yaşında ve eski sevgilisinin nişanlısının kızı olduğunu öğrenince işler daha da kötü gitmeye başlar.

“Californication” içinde erkekler tarafından kandırılan  masum ve zavallı kadınlar arıyorsanız kolay gelsin. “Bu şehir kadınları yok ediyor.” diyerek başlıyor hikayesine Kapinos. Bu kadınlar acımasız ve güçlü. Kurban olan hep erkekler. Öyle ki dizideki hiçbir kadına sempati duyamıyorsunuz. Belki Hank’in 12 yaşındaki kızı Becca hariç. Herkesden daha akıllı Becca, bazen bir yunan korosu bazen de mantığın sesi oluyor hikayede.

David Duchovny (X-Files), dizinin en büyük sürprizi ve en büyük gücü. Senelerdir bir odunla aynı duygusal aralığa sahip FBI ajanı Fox Mulder’ı canlandıran aktör sanki hayatı boyunca Hank Moody rolünü bekliyormuş gibi. Devamlı akşamdan kalma, devamlı sıkıntılı, ama umarsızcasına sivri dilli be her şeye rağmen seksi Hank Moody’nin, Duchovny’ye çok doğal geldiği belli.

Kahramanımız aslında pis herifin teki gibi geliyor bize. Gördüğü herkesle yatıyor, kimseye saygısı yok ve sevgilisinden evlenmek istemediği için ayrılmış. Ama bize öyle geliyor. “Californication” son zamanların en temiz ve etkili twistlerinden birini koyuyor önümüze. Biz toplumsal değer yargılarımızdan dolayı Hank’i hep kötü adam zannedip, kadınların ona yaptıkları karşısında “Eh haketti ama serseri” diyeduralım, aslında kazın ayağının öyle olmadığı son dakikada ortaya çıkıyor. Hank bütün kadınların istediği ama sahip olunca başka bir şeye dönüştürmeye çalıştığı erkek. O aslında tek bir kadını seviyor ve hala ona aşık. Sonuna kadar da sadık. Her şey bir ihanetle başlıyor.

Natasha McElhone (Solaris, The Truman Show, Ronin), Hank’in eski sevgili Karen rolünde eskiden çılgın, şimdi olgunmuş gibi yapan kadın imajını eksiksiz veriyor. İstediği erkek Hank, ama o sadece hareketsiz, olaysız ve mali güvenliği olan bir hayat için Hank’ın yarı zekasına sahip olmayan, yatakta da başarısız Bill’i seçiyor.

“Californication” merkezinde bir aşk hikayesi olan terbiyesiz bir komedi dizisi. Ancak komedisi “Coupling” gibi kahkaha isteyen bir komedi değil. Bazen gözleriniz doluyor, bazen de saçınızı başınızı yoluyorsunuz. Her komik kısımda bir trajedi var. İşin korkuncu motivasyonlar doğru ve gerçek. Belki de hepimizin hayatında geçirdiği şeyleri ekranda büyük büyük görmek, karakterleri parmağımızla gösterip gülmemizi engelliyor.

Charles Bukowski sevenler, yazarın kelimelerinin etkilerini dizinin her yerinde görecekler. Gerçekten de devamlı Bukowski’ye atıflarla karşılaşacaksınız. Bukowski’ye arkadaşlarının Hank demesi rastlantı olmasa gerek.

Bir kere olsun kadınların kötü adam, erkeklerin kurban olduğu terbiyesiz bir diziye alışabilecekseniz “Californication” sezonun en iyi dizilerinden biri. Sadece feministler uzak dursun.

-Fasih Sayın

Entry Filed under: Diziler, Sezonluk

Leave a Comment

Required

Required, hidden

Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Calendar

September 2010
M T W T F S S
« Dec    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Most Recent Posts